Genel

TSRS’de Üçüncü Yıl: İklim Raporlamasından Sürdürülebilirlik Risklerine Geçiş

Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları, şirketler için artık yeni bir konu değil. İlk iki uygulama yılıyla birlikte birçok kurum TSRS kapsamında raporlama pratiği kazandı; yönetişim, strateji, risk yönetimi, metrikler ve hedefler başlıklarında temel açıklama yapıları oluştu.

Ancak üçüncü yıla girerken gündem değişiyor. Geçiş muafiyetlerinin sona ermesi halinde şirketlerin yalnızca iklimle ilgili risk ve fırsatlara odaklanması yeterli olmayacak. Raporlama kapsamının, sürdürülebilirlikle ilgili daha geniş risk ve fırsatları da içerecek şekilde olgunlaşması bekleniyor. Aynı şekilde Kapsam 3 sera gazı emisyonlarının raporlamaya dahil edilmesi de şirketlerin veri altyapısını daha ciddi biçimde test edecek.

İnfinitas bakış açısına göre bu dönem, TSRS’in yalnızca bir uyum ve açıklama çalışması olmaktan çıkıp şirketin risk yönetimi, finansal planlama ve karar alma süreçlerine entegre edilmesi gereken bir aşamadır.

İklim risklerinden sürdürülebilirlik risklerine geçiş

TSRS uygulamasının ilk yıllarında iklim başlığı doğal olarak öne çıktı. Şirketler fiziksel iklim riskleri, geçiş riskleri, sera gazı emisyonları, enerji tüketimi ve iklim hedefleri üzerinde yoğunlaştı.

Üçüncü yılda ise sürdürülebilirlikle ilgili risk ve fırsatların daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerekecek. Bu çerçeve; su, biyoçeşitlilik, kaynak kullanımı, döngüsel ekonomi, tedarik zinciri, çalışan sağlığı ve güvenliği, insan hakları, ürün güvenliği, etik ve yönetişim gibi başlıkları içerebilir.

Burada asıl amaç uzun bir risk listesi oluşturmak yerine; şirketin iş modeli, faaliyetleri, lokasyonları, tedarik zinciri ve finansal performansı açısından hangi sürdürülebilirlik konularının gerçekten önemli olduğunu belirlemektir.

Örneğin su stresi üretim sürekliliğini etkileyebilir. Tedarik zincirindeki sosyal uyum sorunları müşteri kaybına yol açabilir. Atık, ambalaj veya döngüsel ekonomi düzenlemeleri yeni yatırım ihtiyacı doğurabilir. İş sağlığı ve güvenliği performansı operasyonel süreklilik üzerinde doğrudan etki yaratabilir.

Bu nedenle sürdürülebilirlik riskleri artık yalnızca çevresel veya sosyal başlıklar olarak değil, şirketin finansal sonuçlarını etkileyebilecek iş riskleri olarak ele alınmalıdır.

Kapsam 3 raporlaması veri altyapısını zorlayacak

Üçüncü yılda şirketleri zorlayacak en önemli alanlardan biri Kapsam 3 emisyonları olabilir. Kapsam 1 ve 2 emisyonları çoğunlukla şirketin kendi operasyonel verilerine dayanırken, Kapsam 3 çok daha geniş bir veri alanı gerektirir.

Satın alınan ürün ve hizmetler, lojistik, iş seyahatleri, çalışan ulaşımı, ürün kullanımı, bertaraf süreçleri ve tedarik zinciri kaynaklı emisyonlar bu kapsamda değerlendirilmelidir. Bu nedenle Kapsam 3 yalnızca bir hesaplama konusu değil; veri yönetimi, tedarikçi iletişimi, metodoloji tutarlılığı ve varsayım kalitesi konusudur.

Şirketlerin şu sorulara hazırlıklı olması gerekir:

Hangi Kapsam 3 kategorileri şirket için önemli? Veri doğrudan tedarikçilerden mi sağlanacak, yoksa harcama bazlı veya sektör ortalaması yöntemler mi kullanılacak? Kullanılan emisyon faktörleri güvenilir mi? Varsayımlar sonraki yıllarda aynı şekilde tekrar üretilebilir mi? Sonuçlar azaltım hedefleriyle ilişkilendirilebilir mi?

Kapsam 3 verisi zayıf olan şirketler yalnızca TSRS raporlamasında değil; CDP, SBTi, müşteri talepleri, tedarik zinciri değerlendirmeleri ve sürdürülebilir finans süreçlerinde de zorlanabilir.

Finansal önemlilik yaklaşımı genişlemeli

TSRS’in en önemli farkı, sürdürülebilirlik konularını finansal etkileriyle birlikte değerlendirmesidir. Bu nedenle şirketlerin üçüncü yılda yalnızca “hangi konular sürdürülebilirlik açısından önemli?” sorusunu sorması yeterli olmayacaktır.

Daha doğru soru şudur:

Bu sürdürülebilirlik riski veya fırsatı şirketin nakit akışını, maliyetlerini, gelirlerini, varlık değerini, finansmana erişimini veya yatırım ihtiyacını nasıl etkileyebilir?

Bu yaklaşım sürdürülebilirlik ekiplerinin tek başına yürütebileceği bir çalışma değildir. Finans, risk yönetimi, satınalma, operasyon, insan kaynakları, hukuk ve yatırımcı ilişkileri gibi farklı fonksiyonların sürece dahil olması gerekir.

Aksi halde TSRS raporu hazırlanabilir; ancak raporun şirket kararlarına etkisi sınırlı kalır.

Şirketler hazırlığı hangi alanlarda güçlendirmeli?

Üçüncü yıl için hazırlık yaparken şirketlerin öncelikle sürdürülebilirlik risk evrenini iklimle sınırlı kalmayacak şekilde genişletmesi gerekir. Su, tedarik zinciri, insan hakları, iş güvenliği, ürün sorumluluğu, döngüsel ekonomi ve yönetişim gibi başlıklar şirket özelinde değerlendirilmelidir.

İkinci olarak, Kapsam 3 için veri toplama yaklaşımı netleştirilmelidir. Öncelikli kategoriler, veri kaynakları, hesaplama yöntemleri ve varsayımlar raporlama dönemi yaklaşmadan belirlenmelidir.

Üçüncü olarak, veri yönetimi güçlendirilmelidir. TSRS verisi yalnızca sürdürülebilirlik ekibinin sorumluluğunda kalmamalı; ilgili her gösterge için veri sağlayacak sorumlular, kontrol eden birim ve onay mekanizması tanımlanmalıdır.

Son olarak, sürdürülebilirlik riskleri yönetim kurulunun ve üst yönetimin karar gündemine taşınmalıdır. Raporlama yıl sonunda hazırlanan bir doküman değil, yıl boyunca kararları besleyen bir yönetim aracı haline gelmelidir.

Sonuç olarak, TSRS’de üçüncü yıl, şirketler için yeni bir olgunluk aşamasını temsil ediyor. İlk iki yılda raporlama pratiği ve iklim açıklamaları öne çıkarken, bundan sonraki dönemde sürdürülebilirlik risklerinin daha geniş kapsamda değerlendirilmesi ve Kapsam 3 emisyonlarının raporlamaya entegre edilmesi kritik hale gelecek.

Bu geçişi doğru yöneten şirketler yalnızca daha kapsamlı rapor hazırlamayacak; risklerini daha iyi gören, verisini daha güvenilir yöneten ve sürdürülebilirlik konularını finansal kararlarına daha güçlü entegre eden kurumlar haline gelecek.

İnfinitas, TSRS raporlamasını yalnızca uyum gerekliliği olarak değil, şirketiniz için sürdürülebilirlik risk yönetimi ve karar destek sistemi altyapısı olarak ele alır. Üçüncü yıl raporlamasına hazırlık için kurumunuza özel yol haritası oluşturmak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir