Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları (YİDEP): Yeni Yönetmelik İller İçin Ne Getiriyor?
Türkiye’de Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları (YİDEP) Yönetmeliği ve Uygulama Çerçevesi
Türkiye’nin küresel iklim kriziyle mücadelesini ulusal hedeflerden yerel uygulama alanlarına taşıyacak en önemli yasal adımlardan biri olan Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik, 4 Ağustos 2026 tarihli (33330 sayılı) Resmî Gazete’de yayımlanarak resmiyet kazandı. 2 Temmuz 2025 tarihli ve 7552 sayılı İklim Kanunu’nun yedinci maddesi temel alınarak titizlikle hazırlanan bu yönetmelik, Türkiye’nin uzun vadeli net sıfır emisyon vizyonu ile doğrudan uyumlu bir yapı sergiliyor. Bu yeni hukuki çerçeve sayesinde, Türkiye genelindeki 81 ilde yürütülecek iklim eylemlerinin yasal, idari ve teknik standartları; yerel yönetimlerin iklim krizi karşısında alacağı inisiyatifler sistematik bir temele oturtulmuş oldu.
YİDEP’lerin Kapsamı ve İçerik Standartları
Yönetmeliğin getirdiği yeni sisteme göre, her il için hazırlanacak Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları (YİDEP), il sınırlarının tamamını kapsayacak geniş bir vizyonla tasarlanacak. Hazırlanacak olan YİDEP’ in içeriği, illerin kendine has dinamiklerini yansıtacak şekilde oldukça kapsamlı bir veri setine dayanacak. Her planın temelinde o ilin coğrafi konumuna, ekolojik zenginliklerine, demografik yapısına, sosyal, kültürel ve ekonomik koşullarına ait en güncel veriler yer alacak. Bu veriler ışığında şehre özel iklim risk değerlendirmeleri yapılacak ve kentin gelecekte karşılaşabileceği afet risklerine karşı dayanıklılığını artıracak uyum hedefleri belirlenecek. Bununla birlikte, il ölçeğinde detaylı bir sera gazı envanteri çıkarılarak, emisyonların hangi sektörlerden kaynaklandığı tespit edilecek ve bu emisyonları düşürmeye yönelik somut hedefler belirlenecek. Planların kâğıt üzerinde kalmaması ve hayata geçirilebilmesi için belirlenen her bir eylemin hangi kurum veya kuruluşun sorumluluğunda olduğu, uygulamanın hangi zaman diliminde tamamlanacağı, izleme göstergeleri, tahmini bütçe ve bu bütçenin sağlanabileceği olası finansman kaynakları plan dokümanında açıkça tanımlanacak.
Yönetişim Yapısı: İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları (İl İDKK)
Yerel düzeyde bu kapsamlı planların hazırlanması, değerlendirilmesi, karara bağlanması ve uygulanma aşamasında izlenmesi gibi kritik süreçlerin tamamı, yönetmelikle yapısı netleştirilen İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları (İDKK) tarafından yürütülecek. İlin valisinin başkanlığında toplanacak olan bu kurullar, çok paydaşlı bir yönetişim modeli sunacak. Kurulda yerel yönetimlerin ve ilgili kamu kurumlarının yöneticilerinin yanı sıra, şehrin ekonomik dinamiklerini temsil eden ticaret ve sanayi odaları, meslek kuruluşları, toplumsal talepleri yansıtan sivil toplum kuruluşları ve bilimsel danışmanlık sağlayacak üniversite temsilcileri de yer alabilecek. Yönetmelik uyarınca 31 Aralık 2026 tarihine kadar Türkiye’nin tüm illerinde kurulması zorunlu olan bu kurullar, kendilerine sunulan eylem planı taslaklarını detaylıca inceleyerek nihai karara bağlayacak. 2028 ile 2032 yılları arasındaki dönemi kapsayacak olan ilk eylem planları, en geç 31 Aralık 2027 tarihine kadar bu kurullar tarafından onaylanmış olacak. Kurullar ayrıca, onaylanan planların sahada ne ölçüde uygulandığını yıllık periyotlarla denetleyerek raporlayacak ve planlar her beş yılda bir güncel ihtiyaçlara göre yenilenecek.
Mevzuatın Hazırlık Süreci ve Uluslararası İş birlikleri
AB finansmanlı, UNDP uygulayıcılığında ve İklim Değişikliği Başkanlığı faydalanıcılığında yürütülen “Türkiye’de Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı Projesi”, bu kapsamlı mevzuatın altyapısını oluşturdu. Hazırlık sürecinde gerçekleştirilen Düzenleyici Etki Analizi (DEA) ile hukuki, kurumsal, teknik ve finansal yükümlülükler incelendi; Aralık 2024 ve Şubat 2025’teki paydaş çalıştayları ile gelen kurum görüşleri doğrultusunda yönetmelik taslağı nihai haline getirildi.
Pilot İllerdeki Çalışmalar ve Kapasite Geliştirme Süreci
Sistemin sahadaki işleyişini test etmek ve kapasiteyi artırmak amacıyla belirlenen altı pilot ilin (Antalya, Elazığ, Isparta, Kahramanmaraş, Kastamonu, Ordu) beşinde teknik eğitimler tamamlandı; Kastamonu eğitimi ise Eylül 2026’da düzenlenecek. Pilot illerdeki saha deneyimlerinin rehberliğinde, Eylül 2026 itibarıyla 12 İBBS birinci düzey bölgesinin tamamında geniş çaplı bir eğitim seferberliği başlatılacak.
Pilot İllerdeki Eğitimin Teknik Çerçevesi
Yönetişim ve Planlama Süreci: Planlama ekibinin doğru oluşturulması, etkin yönetişim yapısının kurulması ve paydaş katılımının sağlanması gibi konularda YİDEP’in temel çerçevesi oluşturuldu.
İklim Projeksiyonları: Türkiye geneline ve pilot illere özel iklim projeksiyonlarının bilimsel değerlendirmeleri katılımcılarla paylaşıldı.
Risk Analizi: Kentlerin iklim risk değerlendirme metodolojileri ve sahada uygulanmış başarılı örnekler ele alındı.
Sera Gazı Envanteri: Yerel düzeyde sera gazı envanterinin nasıl hazırlanması gerektiği, hesaplama metodolojileri ve geliştirilen yeni uygulama araçları tanıtıldı.
İklim Finansmanı: Projelerin hayata geçmesi için en kritik konu olan finansal analiz metodolojileri, potansiyel destek mekanizmaları ve kentsel iklim finansmanı araçları uygulamalı oturumlarla anlatıldı.
İzleme ve Raporlama Altyapısı: YİDEP Teknik Kılavuzu ve E-YİDEP
İklim Değişikliği Başkanlığının yayımlayacağı teknik kılavuz, 81 ilin plan süreçlerinde kullanılacak ortak metodolojiyi belirleyecek. Süreçlerin şeffaf ve dijital takibi için AB Ortaklığı Projesi desteğiyle “E-YİDEP” bilişim sistemi kurulacak, onaylanan planlar ve iklim verileri ise “İklim Portal” üzerinden kamuoyuna açılacak. Bu adımlarla Türkiye, yerel odaklı ve küresel hedeflerle uyumlu sistematik bir iklim yönetişim modelini hayata geçirecek.
İnfinitas’tan öneriler: YİDEP’i bir rapordan uygulama programına dönüştürmek
YİDEP hazırlama süreci, yalnızca mevzuat gerekliliklerini karşılayan bir doküman üretimi olarak ele alınmamalıdır. Yerel yönetimlerin ve ilgili paydaşların aşağıdaki beş başlığa odaklanması önemlidir:

- Planlamaya güvenilir ve güncellenebilir veriyle başlamak
İl sera gazı envanteri, sektörel enerji, ulaşım, atık, su, tarım, arazi kullanımı ve sanayi verileri için açık veri sahipliği, güncelleme sıklığı ve kalite kontrol mekanizmaları tanımlanmalıdır. Tek seferlik hesaplamalar yerine, plan döneminde sürdürülebilecek bir veri yönetimi yapısı kurulmalıdır. - Azaltım ve uyumu aynı yatırım perspektifinde değerlendirmek
Enerji, binalar, ulaşım ve atık gibi azaltım alanları; su stresi, sıcak hava dalgaları, kuraklık, taşkın, kıyı etkileri ve ekosistem hassasiyetleri gibi uyum risklerinden bağımsız düşünülmemelidir. Öncelikler; emisyon etkisi, iklim riski, sosyal fayda, yatırım ihtiyacı ve uygulanabilirlik birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. - Eylemleri kurum, bütçe ve takvimle ilişkilendirmek
Her eylem için sorumlu kurum, iş birliği yapılacak paydaşlar, finansman ihtiyacı, uygulama takvimi ve ölçülebilir başarı göstergeleri netleştirilmelidir. Böylece YİDEP, niyet beyanlarının ötesine geçerek kurumların yatırım programlarına ve performans süreçlerine bağlanabilir. - İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunu aktif bir yönetişim mekanizmasına dönüştürmek
Valilik koordinasyonunda kurulacak yapı; belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler, meslek kuruluşları, özel sektör ve sivil toplum arasında düzenli veri paylaşımı, ortak karar alma ve uygulama takibi sağlayacak şekilde işletilmelidir. Yönetmeliğe ilişkin duyuru - İzleme sistemini planın ayrılmaz parçası olarak tasarlamak
Eylem ilerlemesi, emisyon azaltımı, iklim riski, yatırım gerçekleşmeleri ve toplumsal faydayı takip eden dijital bir izleme yapısı kurulmalıdır. Bu yapı, yalnızca raporlama yükünü azaltmakla kalmaz; karar vericilere hangi eylemlerin beklenen etkiyi yarattığını görme imkânı sunar.
Sonuç olarak, YİDEP’lerin başarısı, yalnızca planın hazırlanmasına değil; güvenilir veri, güçlü paydaş iş birliği ve uygulamayı sürdürecek kurumsal kapasitenin oluşturulmasına bağlı olacaktır.
